Anasayfa Yazışmalarımız Giden Evraklar Muğla Veteriner Hekimler Odası Dergisi 4.Sayısı Yusuf Kayacık Başyazı
Muğla Veteriner Hekimler Odası Dergisi 4.Sayısı Yusuf Kayacık Başyazı PDF Yazdır e-Posta
Yazışmalarımız - Giden Evraklar
           
            Merhaba
            Bir iki üç derken şimdi de dördüncü sayıyla sizlerle buluşmanın heyecanı içersindeyim. Göz açıp kapayana kadar geçen dört aylık süre içersinde yine ilk günkü heyecanımızla ve aynı performansımızla çalışmaya devam ediyoruz. Sizlerden aldığımız güçle başaramayacağımız hiçbir şey olmadığı kanaatindeyim.
            Bu sayımızda Şubat, Mart, Nisan, Mayıs aylarını içine alan süreçte mesleğimizi ve ülkemizi yakından ilgilendiren birçok hadiseyi mercek altına aldık. Ben de bu süreçte yaşananlara kısaca deyinmek istiyorum.
            Şubat ayında mesleğimizi de yakından ilgilendiren Siyah Alaca Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği kongresi yapıldı. Fakat bu kongre, alışılagelmişin dışında hayvancılıktan ya da çiftçimizin sorunlarından çok çiftçi ile meslektaşlarımız arasına nifak sokmaya yönelik çalışmaların ve birtakım asılsız iddiaların gündeme getirildiği enteresan bir kongre olmuştur. Bütün kongreler Ulu Önder Atatürk ve aziz şehitlerimiz huzurunda yapılan saygı duruşu ve akabinde okunan İstiklal Marşımızla başlar. Ancak ne hikmetse bu kongreyi yapanlar artık klişeleşmiş olan bu uygulamayı unutarak daha baştan kongreye gölge düşürmüşlerdir. Ayrıca mevcut birlik yönetimi adına konuşma yapan kişiler kürsüye çıktıklarında başta şahsım olmak üzere tüm meslektaşlarımızı asılsız iddialarla hedef göstererek dahası yıllardan beri gece-gündüz demeden, bayram-hafta sonu-tatil demeden, çiftçimizin bir telefon uzağında olan ve Muğla hayvancılığına hizmet etmekten başka bir amacı olmayan veteriner hekimlerle köylümüzü karşı karşıya getirip bu karşıtlıktan rant sağlamayı amaçlayan konuşmalar yapmışlardır. Şunu unutmamalıdırlar ki ben Muğla Veteriner Hekimler Odası Başkanı Yusuf KAYACIK ve Yönetim Kurulu üyelerim burada olduğumuz müddetçe hiçbir şekilde hiç kimse köylü ile veteriner hekimin arasına giremeyecek hele köylünün ve veteriner hekimin sırtından rant sağlayamayacaklardır. Bunlara ilaveten aynı kongrede bir ilk daha yaşanmıştır. Bir başkan adayının kürsüye çıkıp konuşma yapmamasına da, birilerinin başkan adayının adına konuşmasına da Türkiye Cumhuriyetinde daha önce hiç rastlanmamıştır sanırım. Her şeye rağmen Muğla çiftçisinin iradesiyle yeni bir yönetim seçilmiştir bize de bu yeni yönetime başarılar dilemek düşer.
            Yine bu süreçte geçmişte birçok kez karşı karşıya geldiğimiz, hatta kendisini mahkemeye verdiğimiz, buna rağmen bütün bu mücadeleyi kurum olarak yaptığımız için aramızda kişisel hiçbir sorun olmayan Tarım İl Müdürümüz Hadi KAYHAN görevden alınarak Kastamonu Tarım İl Müdürlüğü’ne atandı. Kendisine Kastamonu’da başarılar diliyorum. Bu arada yeni atanacak olan Muğla Tarım İl Müdürlüğü’ne bir meslektaşımızın getirilmesi konusunda oda olarak gerekli tüm girişimleri yaptık. Fakat malum olduğu üzere seçim sürecine girildiği için henüz bir atama gerçekleştirilemedi. Ancak seçim sonrasında da konunun bizzat takipçisi olacağıma emin olabilirsiniz.
            “Dünya Veteriner Hekimler Günü” evet böyle bir gün var. Bu yıl 28 Nisan’a denk geldi fakat yönetim kurulu olarak oturduk, düşündük,düşündük,düşündük,düşündük…. Fakat nafile kutlayacak hiçbir şey bulamadık. Pardon Tarım Bakanımızın veteriner hekim olmasından başka. Evet evet bir ülke düşünün ki Tarım Bakanı veteriner hekim ve bu ülkede buna rağmen veteriner hekimler kutlayacak hiçbir şey bulamıyorlar. Buna İSYAN etmemek mümkün mü? Hangi birinden bahsedeyim? Bakanlıkta ki veteriner hekim kadrolarının kısıtlılığından mı? yoksa hasbelkader kadroya girmiş olanların yüksek lisans diplomasına sahip olmasına rağmen lisans ve ön lisans diplomalıların emrinde çalışmalarından mı? yoksa onlardan daha az maaş almalarından mı? yok yok bakanlıkta ki şoförlerden bile daha az maaş almalarından mı? yoksa mevzuat üzerinde oynanan oyunlar sonucu odaların büsbütün yetkisizleştirilmesinden mi? yoksa bütün bunlar olurken Sayın Bakanın veteriner hekim olmasından mı? Söyleyin hangisini kutlayalım? Hal böyle olunca bu sayımızda dergimizin kapağını simsiyah yapmaya karar verdik. Umarım beğenmişsinizdir.  
            Hepinizin bildiği gibi geçtiğimiz yıllarda bir takım meslek içi eğitim seminerleri düzenlemiştik. Bu yıl Mayıs ayında Veteriner Gıda Hijyenistleri Derneği Başkanı sevgili dostum Dr. Can DEMİR, Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Mustafa TAYAR ve Etlik Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Nahit YAZICIOĞLU hocalarımızın katılımıyla HACCP, Akredite Veteriner Hekimlik, mevzuat ve ISO 22000 konulu kursu düzenledik. Ancak bu kursları ilimizde ki ilköğretim okulları, et işletmeleri, restoranlar ve turistik otellere yayarak güvenli gıdanın nasıl üretildiğini başta çocuklarımız olmak üzere gıda sektöründe çalışan tüm personele öğretmek istiyoruz. Daha sonra Sayın Valimiz ve Belediye Başkanlarımızla ortaklaşa bir komisyon oluşturup, (komisyonda Tarım İl Müdürlüğü, Sağlık İl Müdürlüğü ve gazeteciler cemiyetinden de birer kişi olmak koşuluyla) bu komisyonun gıda işyerlerini periyodik olarak denetlemesi, bu denetim sonucunda ISO 22000 standartlarına yakın nitelikte gıda üreten işletmelere odamızın logosunu taşıyan mavi bayraklar asılmasını öngören MAVİ BAYRAK projemizi hayata geçirmek istiyoruz.     
               İlimizde bütün bu gelişmeler olurken ülkemizde de çok sıcak gelişmeler olmaktaydı. Cumhurbaşkanımız Sayın Ahmet Necdet SEZER’in görev süresinin dolması yeni Cumhurbaşkanı için AKP hükümetinin uzlaşmaz tutumu ve beraberinde Sayın Baykal’ın sert üslubu ve hemen akabinde Genel Kurmay Başkanımız Sayın Org.Yaşar BÜYÜKANIT’ ın muhtıra niteliğindeki bildirisi derken anayasa mahkemesinin 367 kararı sonucunda ülkemiz 22 Temmuzda bir erken genel seçime sürüklenmiştir. Yine bu süreçte ülkenin dört bir yanında Cumhuriyet mitingleri düzenlenmiş ve gerekli yerlere gerekli mesajlar bizzat cumhur tarafından verilmiştir. Bütün bu gelişmeler hakkındaki görüşlerimi bu sayfaya taşımak istemiyorum. Ancak şunu belirtmeden geçemeyeceğim. Türkiye Cumhuriyeti demokratik sosyal bir hukuk devletidir. Ve tek çözüm demokrasidedir. Atatürk’ün dediği gibi “Hakimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir” sözü esas alınarak bu kriz atlatılmalı 22 Temmuzda herkes sandığa giderek demokratik hakkını kullanmalı ve çıkan sonuca da herkes saygı göstermelidir. Bu krizin en hayırlı yanı özellikle Tandoğan, Çağlayan ve İzmir mitinglerinde vatandaşların sağı ve solu birleşmeye çağırmaları bunun sonucunda da CHP ve DSP’nin tam bir birlik olmasa da ittifak yapması, buna karşın merkez sağdaki iki büyük parti DYP ve ANAVATAN’ nın bütünleşerek 1946’daki gibi DEMOKRAT PARTİ’ yi kurmaları olmuştur. Anlaşılıyor ki 22 Temmuzdan sonra çok daha renkli bir TBMM oluşacak ve oldukça hareketli günler ülkemizi beklemekte. Aldığım duyumlara göre şu ana kadar ikisi oda başkanı olmak üzere toplam 30 meslektaşımız milletvekili aday adayı olmuş durumda. Umarım otuzu da hangi partiden olursa olsun seçilebilecek sıralara gelir ve meclise girerek siyaseti bir kenara bırakıp mesleğimizin haklarının yılmaz savunucuları olurlar. Çünkü mesleğimizin içinde bulunduğu bu kötü durumun tek çıkar yolu biraz daha fazla siyaset, biraz daha fazla veteriner hekim milletvekili çıkarmaktan geçer. 
            Saygılarımla
          

 

 

Web Tasarım Veteriner Hekim Ramazan Gümüş