|
Sevgili Meslektaşlarım
Bir, iki, üç, dört, beş, altı derken şimdi de yedinci sayımızla 2008 yılının son dergisi ile yeniden sizlerle buluşmanın tarif edilemez gururunu yaşıyorum. Kendi ellerimizle büyüttüğümüz dergimizin artık emekleme zamanının geçtiği, daha profesyonelleşmeye başladığı bu son sayımızda gerek sizleri gerekse tüm kamuoyunu tatmin edici bir yeterliliğe ulaştığını görmenin mutluluğu içersinde, sizlere merhaba diyorum.
Geçtiğimiz Temmuz,Ağustos,Eylül ve Ekim aylarını kapsayan dört aylık süreci içinde barındıran bu sayı gerçekten şimdiye kadar yaptıklarımızın en iyisi oldu diye düşünüyorum. Bu süreçte bir meslektaşımızın fotoğraf sergisi açması, meslektaşlarımızın sadece hayvan tedavi eder pozisyonunda olmadığı, sosyal ve kültürel faaliyetlerde de ne kadar başarılı olduğumuzun bir göstergesi olduğundan dolayı sevgili arkadaşım Veteriner Hekim Çağlar Yener’i candan kutluyorum. Yine aynı konu ile ilgili olarak bir meslektaşımızın açmış olduğu mandırayı yerinde incelerken, aldığım hazzı tarif etmekte zorlanıyorum.Sadece teşhis ve tedaviden ibaret bir meslek olmadığımızı kanıtlayan girişimci ruhu ile diğer meslektaşlarımıza da örnek olan, dostum Veteriner Hekim Tamer Topal’ı canı gönülden kutluyorum.
İki sene önce Tarım Bakanı olan meslektaşımız Sayın Mehmet Mehdi Eker’i odamızda ağırlamıştık. Bununla birlikte değişik zamanlarda birçok milletvekili, bürokrat yada belediye başkanını odamızda misafir ettik. Bu misafirlerimize son olarak da Demokrat Parti Genel Başkanı Sayın Süleyman Soylu eklendi. Çok köklü bir geçmişi olan ve lideri her zaman potansiyel bir başbakan adayı olan Demokrat Partinin genç Genel Başkanını misafir etmek odamızın kurumsal kimliğinin ne derece güçlendiğinin açık bir göstergesi olmuştur. Buradan Sayın Süleyman Soylu’ya ince düşünceleri ve samimi ziyaretinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Darısı diğer genel başkanların başına diyerek, ilerleyen günlerde Sayın Bahçeli, Sayın Baykal ve Sayın Erdoğan’dan en az birini daha odamıza getirmenin yollarını arayacağımı da belirtmek istiyorum.
İlimiz son dönemde sık sık vali atamalarına sahne oluyor. Bu süreçte Sayın Aksoy,Sayın Koçaklar ve Sayın Yiğenoğlu ile çok sıcak ilişkiler içersinde bulunmuştuk, ilimize yeni atanan Sayın Valimiz Dr.Ahmet Altıparmak ile de kısa zamanda kaynaştık ve iyi bir ilişki içersindeyiz. Yönetim kurulu olarak kendisine yeni görevinde başarılar diliyoruz.
Geçtiğimiz Temmuz ayında Fethiye ilçemizde bir veteriner sağlık teknikeri inanılmaz bir müdahale ile doğum sırasında yavrunun çenesinin kopmasına neden olmuş ve bizim suç duyurumuz ile jandarma tarafından suç üstü yakalanmıştır. Buraya kadar her şey normaldir, anormallikler bundan sonra başlıyor. Öncelikle hiçbir şekilde hayvana müdahale etme yetkisi olmayan E.Y. isimli tekniker vahşeti gerçekleştiriyor. Sonra haber internet sitelerine düşüyor. Sitelerde habere yorum yapılıyor. Değerli meslektaşlarım burası çok önemli, yapılan yorumların %95’i bizim mesleğimizin aleyhinde yapılıyor. Orada ki tekniker E.Y.’nin ekmeği ile oynadığımız, sanki biz veteriner hekimlerin de aynı hataları yapıp yapmadığımız… vb. eleştiriler geliyor. Bizim camiamızdan ise hiçbir tepki yok, bilemiyorum ya internet kullanmayı bilmiyoruz yada bakarkör olmuşuz, haberimiz yok. Dahası her seferinde sosyal bir hukuk devleti olduğu iddia edilen Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir ilçesi olan Fethiye’de E.Y. isimli tekniker hiç utanmadan ve çekinmeden çalışmaya devam ediyor,benim meslektaşlarımın ekmeği ile oynuyor,konunun muhatabı Tarım Bakanlığı yetkilileri ve Cumhuriyet savcıları kılını kıpırdatmıyor, suç duyurusunda bulunuşumuzun üzerinden yaklaşık beş ay geçmesine rağmen şahsın ifadesi bile alınmıyor, üstüne üstlük şahıs kamuoyunda mağduru oynayarak kendisine rant sağlıyor. Eee tabi ülkede mağdurlar iktidar olursa böyle olur deyip yorumu siz değerli okurlara bırakıyorum….
Bu yıl ramazan ayı içersinde ilçe ziyaretlerine gittik, daha önceden neden aklıma gelmedi bilmiyorum, ilçelerde meslektaşlarımıza iftar yemeği verdik. Çokta güzel oldu. Bundan sonra her sene bu iftar yemeklerine devam etmek niyetinde olduğumu belirtmek istiyorum.
Odamız her seferinde kamuda çalışan arkadaşlarımızın sorunlarını gündeme getirerek, gerek bakanlık nezdinde gerekse kamuoyunda gündem yaratmaya devam ediyor. Bu ilke doğrultusunda geçtiğimiz günlerde kamuda çalışan arkadaşlarımızın durumlarını ortaya koymak adına merkez konseyi önderliğinde büyük bir kampanya başlattık. Önce devletin tüm birimlerini faks yağmuruna tuttuk daha sonra gerek yerel basında gerekse ulusal basında odamızın da katkısı ile ilanlar vererek, basın açıklamaları yaparak ses getirdik. Oluşturduğumuz bu sese en sonunda tarım bakanlığı ve maliye bakanlığı kulak verdi ve meslektaşlarımızın ciddi bir oranda zam almasını sağlamış olmanın mutluluğu içersindeyim. Yeni yönetim kurulumuzla kamuda çalışan arkadaşlarımızın sorunları ile ilgilenen bir komisyon kurarak çalışma arzusundayız.
Gelelim odamızın bu yıl 7. si yapılan kongresine. Öncelikle yönetim kuruluma ve bana verdiğiniz sonsuz destekten dolayı teşekkür etmek istiyorum. Kongremiz yine sizlerin muhteşem katılımı ve Muğla protokolünün neredeyse tam kadro iştirak etmesi ile yine bir şenlik havasında geçti. Özellikle Vali Yardımcımız Sayın Mestan Yayman, Belediye Başkanımız Sayın Op.Dr.Osman Gürün, Milletvekillerimiz Sayın Prof.Dr.Gürol Ergin, Sayın Dr.Ali Arslan, Sayın Prof.Dr.Metin Ergun,Tarım İl Müdürü Yardımcısı Sayın Ünal Kiraz,AKP İl Genel Meclis Üyesi Sayın Mustafa Şener,DSP İl Başkanı Sayın H.Levent Özkan, CHP Merkez İlçe Başkanı Sayın Erol Kutlay, Demokrat Parti Merkez İlçe Başkanı Sayın Zekai Alper, MHP İl Başkanı Sayın Ferhat Kırtaş, Tabibler Odası Başkanı Sayın Dr.Ferit Turan,Tabibler Odası Eski Başkanı Sayın Dr.Naki Bulut,Yiyecek Maddeleri Yapan ve Satanlar Odası Başkanı Sayın İhsan Özgen, Emlakçılar Derneği Başkanı Sayın Ziya Ercan,Muğlaspor Klübü Başkanı Sayın Önder Kaytan, Yörükobaları Derneği Başkanı Sayın Nurhan Keleş, Vakıfbank Müdürü Sayın Memduh Ceylan, ,Genç İşadamları Derneği Başkanı Sayın Ömer Öcal,Denizova İlköğretim Okulu Müdürü Sayın Devrim Karakuş, Denizova İlköğretim Okulu Öğrenci Meclis Başkanı Sayın Pembegül Aydın, Muhtarlar Derneği Başkanı Sayın Şükrü Arık’a katılımlarından dolayı teşekkür etmek istiyorum. Ancak katılımcılar arasında özellikle ayırmak istediğim üç kişi var. Birincisi yaptığı konuşma ile veteriner hekimlik mesleği ve Türk Tarım ve Hayvancılığına ne kadar hakim konumda olduğunu her haliyle belli eden CHP Milletvekili Sayın Prof.Dr.Gürol Ergin,ikincisi geçirdiği çok ciddi trafik kazasına rağmen kırık kolu ile bizlerin bu önemli gününde bizi yalnız bırakmayarak Milas’taki evinden alçılı kolu ile kalkıp gelen MHP Milletvekili Sayın Prof.Dr.Metin Ergun , üçüncüsü yaptığı konuşma ile ben dahil salondaki birçok kişiyi duygulandıran hatta ağlatan güzel kardeşim Denizova İlköğretim Okulu Öğrenci Meclis Başkanı Pembegül Aydın’a özelikle teşekkürü bir borç bilirim.
Odamız meslek içi eğitim faaliyetlerine de yine devam etti. Geçtiğimiz ay Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dölerme ve Suni Tohumlama Ana Bilim Dalı Öğretim üyelerinden Doç.Dr.Zekeriya Nur’un katılımıyla 22 meslektaşımıza suni tohumlama kursu verdik. Bu kursu düzenlerken pek çok zorlukla (bürokratik engelle) karşılaştığımızı belirtmek istiyorum. Bu engelleri aşmada bize yardımcı olan Tarım Bankalığı Hayvancılık Daire Başkanı Sayın İbrahim Özcan’a teşekkür etmek istiyorum. Kursa hazırlık aşamasında dikkatimi çeken diğer bir konu ise çok fazla başvuru olmasıydı. Yani sertifikası olmayan birçok meslektaşım Anadolu’nun çeşitli kentlerinden başvuru yapmıştı. Bu nedenle Kasım ayını takiben Aralık ,ocak,Şubat aylarında da yeniden suni tohumlama kursu yapmaya karar verdik. Sayın İbrahim Özcan’a bu isteğimizi dile getirdiğimde ise kendisi çok memnun olacağını hatta kurslardan birinin sertifika törenine kendisinin de katılmak istediğini belirtti. Bende kendisini ağırlamaktan memnun olacağımı bildirdim. Ancak bu suni tohumlama sertifikası konusunda ki fikirlerimi de belirtmeden geçemeyeceğim. Bir ülke düşünün; beş yıllık fakülteyi başarıyla tamamlayan öğrenciye yüksek lisans diploması vereceksin, bu diploma ile klinik açabilirsin diyeceksin, sezaryen yapabilirsin, kırık ameliyatı yapabilirsin, rumenatomi yapabilirsin… vs. yapabilirsin, ancak bir veteriner hekim için çok kolay sayılabilecek bir maniplasyon olan recto-vaginal yolla suni tohumlamayı yapamazsın diyeceksin. Değerli arkadaşlarım bu yukarıda kurduğum cümleye anlam verebilecek bir edebiyatçı yada bir hekim yada dil tarih kurumundan bir yetkili varsa beri gelsin. İnşallah ilerleyen günlerde bu uygulama kaldırılır da bizlerde rahat ederiz.
Son olarak değinmek istediğim bir konu daha var. Değerli dostlarım benim dünya görüşümü hemen hemen hepiniz bilirsiniz; ben milliyetçi, muhafazakar, laik, demokrat bir insan olarak her zaman devletimin yanında fikirlere sahip olan birisiyimdir. Hatta birçok konuda gerek siyasi arenada gerekse dost sohbetlerinde emniyet güçlerimizin ve devletimizin diğer kurumlarının uygulamalarında, ben hep devletten yana tutum sergilediğim için eleştiri almışımdır. Hatta bu son ergenekon olayında bile devletin istikbali söz konusu ise, istediği herkesin telefonunu dinlemesinin normal olduğunu düşünen bir insanım. Tüm bunları niye anlatıyorum. Geçtiğimiz ay ilimiz Fethiye ilçesinde organize suçlar şube müdürlüğü tarafından bir operasyon gerçekleştirildi ve iki meslektaşımızın da içinde bulunduğu birkaç kişi gözaltına alındı. Haber bana ulaştığında hayrete düştüm çünkü belki de üyelerimiz arasında en çok güvendiğim bir arkadaşım içerdeydi. Çok şaşırmıştım, hemen harekete geçtim, odamızın avukatlarıyla birlikte kendisini ziyaret ettim. O da çok şaşkındı. Ne ile suçlandığını bile bilmiyordu. Ardından eşi ve çocukları perişan olmuştu. Kardeşleri apar topar Muğla’ya yanıma geldi. Ne yapacaklarını bilemiyorlardı. Salı günü gözaltına alınan arkadaşımız Cuma günü savcı tarafından tek bir soru bile sorulmadan serbest bırakılıyordu. Bu arada basın mensupları görevlerini yapıyor ve gözaltına alınan şahısların görüntüleri ulusal basında çarşaf çarşaf yayınlanıyordu. Gerçekten bu iki meslektaşım için çok zor bir dört gündü tabi bizim içinde ve Cuma günü apar topar yapılan bu operasyonda hiçbir sanık tutuklanmadan serbest bırakıldı. Şimdi sizlerden kendinizi bu meslektaşlarımızın yerine koymanızı istiyorum. Gerçekten suçlular mı acaba? İşte paragrafın başında kendimden bunun için bahsettim. Yusuf kayacık olarak sonsuz güven duyduğum emniyet güçlerim ve yargı mensuplarım bende düzelmesi zor yaralar açtılar. İnşallah bir daha hiçbir arkadaşım böyle bir muameleye maruz kalmaz.
Bir daha ki sayılarımızda daha güzel konularla birlikte olmak dileğiyle.
Saygılar Sunarım.
|