Anasayfa Yazışmalarımız Giden Evraklar Muğla Veteriner Hekimler Odası Dergisi 10.Sayısı Yusuf Kayacık Başyazı
Muğla Veteriner Hekimler Odası Dergisi 10.Sayısı Yusuf Kayacık Başyazı PDF Yazdır e-Posta
Yazışmalarımız - Giden Evraklar
AÇIL SUSAM AÇIL
Merhaba değerli dostlarım;
Meslek şehidimiz Levent Gürbüzerol’un hazırladığı 8.sayıdan sonra bu 9.sayıyı hazırlamak oldukça zordu. Geride kalan bir yıl içerisinde meslektaşlarımız Osman Öztop,Recep Çongar,Coşkun Karabağlı ve son olarak da Levent olmak üzere dört üyemizi kaybettik. Bu yazıma hepsine Allah’tan rahmet,yakınlarına da başsağlığı dileyerek başlamak istiyorum.
Evet Mayıs,Haziran,Temmuz ve Ağustos belki de 12 ayın en güzeli olan bu dört ay Mayıs ayında yaşadığımız trajik bir olay nedeniyle bizim için kabusa döndü. Oysa ne güzel başlamıştı Mayıs. Ekonomik kriz nedeniyle bu yıl geleneksel gecemizi yapmamıştık. Ancak bunun acısını çıkartırcasına mükemmellikte 2.Muğla Köpek Güzellik ve Kıyafet Yarışması’nı organize etmiştik. Sanatçısıyla, dansçılarıyla, açık büfe ikramlarıyla ve binlerce hayvan severin katılımıyla sponsorumuz Kutay Otomotiv’in bahçesinde muhteşem bir şova imza atmıştık. İşte bu günün akşamında yönetim kurulu üyemiz Levent Gürbüzerol’u trafik canavarına kurban verdik. Daha önce birçok kez ölüme şahit olmama rağmen hiçbir ölüm beni bu kadar derinden etkilememişti. Çok değil 20 dakika önce beraberdik. 20 dakika sonra ise o yoktu. İşte bu yüzden takip eden aylarda normal yaşantımıza dönmekte zorlandık. Artık eskisi kadar çalışamıyor,kendimi odaya veremiyor ve dolayısıyla yeterince mesai de yapamıyordum. Bu yüzden oda faaliyetlerimiz bir süre aksadı bunun için sizlerden özür diliyorum. Ama hayat devam ediyor Ağustos’tan itibaren yine eski hareketliliğimize geri döndük ve sizlere layık olmak için elimizden geleni yapmaya devam ediyoruz.
Bu sayımızda ilimizin gözbebeği Muğlasporumuza geniş yer ayırdık. Aslında şimdiye kadar neden ayırmamışım diye kendi kendime kızdım ama her işte bir hayır vardır derler ya bu sayı hayırlı bir sayı oldu. Çünkü Muğlaspor Türkiye liglerinde ilk defa amatör lige düşüp aynı yıl tekrar 3.lige çıkarak bir mucizeye imza attı. Ben de Antalya’da ki yükselme maçlarının finali olan Ümraniyespor maçına giderek takımımıza küçükte olsa destek olmaya çalıştım. Bu başarıda emeği geçen başta klüp başkanımız Önder Kaytan ve yönetim kurulu üyeleri,teknik direktörlerimiz Began Çağlav ve Kemal Dirikan hocalarımıza, futbolcu kardeşlerime ve muhteşem Muğlaspor taraftarlarına kurumum adına teşekkür eder başarılarımızın daim olmasını dilerim.
Dikkat ederseniz yazılarımda ilk defa başlık kullanıyorum. “Açıl Susam Açıl” sanırım hemen ne demek istediğimi anladınız. Ülkede bir açılmadır gidiyor. Sanki memleketin bir sorunu buymuş gibi mevcut hükümet yeni bir sanal gündem yaratıyor gibime geliyor benim. Tıpkı üniversitelere başörtüsüyle girilsin mi girilmesin mi, cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan mı olsun Abdullah Gül mü olsun yada cumhurbaşkanını halk mı seçsin yoksa seçmesin mi yada one minute…vs. gibi. Evet resmen sanal gündem yaratma ustası Sayın Recep Tayip Erdoğan yine başardı, kendisine hayran olmamak elde değil. Açılım sayesinde bakın neleri unuttuk. Başta ekonomik kriz,teğet mi geçti yıkıp mı geçti. Kapanan iş yeri sayısı milyonlarla ifade ediliyor,işsizlik cumhuriyet tarihinin en yüksek değerine ulaştı,iç-dış borç 600 milyar doları geçti. Ya çiftçi, fındıkçı,zeytinci,narenciyeci,sanayici,işçi,memur,emekli evet hepsini unuttuk. Emekliye 10 lira,memura 25 lira zam öneriyor hükümet ama biz açılımla meşgulüz. Hele bir de şu açılımın adını koyabilseler. Bir çıkıyorlar Kürt açılımı diyorlar,bir çıkıyorlar demokratik açılım diyorlar,ne dediklerini kendileri de bilmiyorlar. Ama üzülerek şunu görüyorum 1980’lerden beri terörle bir yere varılamaz dedik hep ama varılıyormuş,eli silahlı köpeklerin siyasi uzantılarıyla bizim Başbakanımız paşa paşa oturup pazarlık ediyor. Daha da kötüsü İmralı’da ki köpek bir harita çizecekmiş bu açılıma ışık tutacakmış. Evet maalesef terörler bir yere varılıyormuş. Ama bu açılıma destek verenler şunu bilmelidirler ki Türk Silahlı Kuvvetleri orada olduğu müddetçe ve bu memlekette üniter devlet yapısını, Atatürkçülüğü,Laik,Demokratik,Sosyal bir Hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni savunan Türkler olduğu müddetçe hiç kimse devletimizi bölemez.
Günümüzde yada geçmişte Kürt sorunu vardır yada Kürt realitesini kabul ediyorum diyen bütün siyasileri şiddetle kınıyorum. Bu açılıma demokratik açılım adını vererek bölünmeyi sempatikleştirmeye çalışanları da kınıyorum. Sanki Doğu ve Güneydoğu’da ki vatandaşlarımızın demokratik hakları yokmuş gibi göstermeye çalışmak 1946’dan bu tarafa gelişmekte olan demokrasimize de yapılmış çok büyük bir ayıptır. Ege bölgesinde ki bir vatandaşımızın hakları ne ise Güneydoğu’da ki vatandaşlarımızın da demokratik hakları aynıdır. Bu ülkede isteyen herkes müdür, belediye başkanı, milletvekili, bakan, başbakan yada cumhurbaşkanlığına aday olup seçilme hakkına sahiptir. Bu ülkede ki herkes isterse Antalya’da isterse Hakkari yada Sinop’ta iş kurup çalışıp evine ekmeğini götürüp yaşayabilir. Durup dururken bu insanları ırkına, mezhebine, diline yada dinine bakarak açılım yapmaya kalkarsak Atatürk’ün Türkiye’sine ihanet etmiş oluruz. Hele hele PKK’ya terör örgütü diyemeyen, Abdullah Öcalan canisi olmadan çözüm olmaz diyen, kendilerini Kürtlerin sözcüsü sanan, DTP denilen kurumun muhatap alınması beni derinden yaralamıştır. Şunu herkes bilmelidir. Bir tek kırmızı çizgi vardır. Bu devlete silah çeken herkes paşa paşa silahını bırakacak,Türk adaletine teslim olacak ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bölünmez bütünlüğünü kabul edecek. Bunun başka çıkar yolu yoktur.
Değerli meslektaşlarım ben geçen yıl bir vesile ile Doğu ve Güneydoğu’yu baştan aşağı gezme fırsatı buldum. Gördüklerim karşısında şaşkınlığa uğramadım desem yalan olur. Başta Diyarbakır olmak üzere Batman,Van,Erzurum,G.Antep,Bitlis,Mardin… ve diğerleri her biri bizim Muğlamızdan daha büyük, daha gelişmiş hele hele Batman’da ki bowling salonunu görünce ağzım açık kaldı. Bu ülke yıllardan beri, bu illerimize çok büyük yatırımlar yapmış ama şunu da kabul etmek lazım Siirt, Şırnak, Hakkari gibi birkaç il biraz geri kalmış, bunlar da terör yüzünden ilerleyememiş. Yani orada ki mağduriyetin sebebi Türkiye Cumhuriyeti Devleti değil başlı başına PKK’nın kendisidir. İnanıyorum ki bu bölgelerimizde ki eğitim sorunu halledildiğinde ve bölgede ki feodal yapı düzeltildiğinde Anadolu her noktasıyla hepimize çok güzel bir vatan olacaktır.
Son olarak bir konuya daha değinmek istiyorum. İlimiz %68’i ormanlarla kaplı 1124 km ‘lik sahili ile Türk turizminin lokomotifi ,mermeri, kömürü, bor madenleriyle yer altı kaynaklarında lider, ülkemizde üretilen çam balının %95’ine sahip, tarımıyla, hayvancılığıyla komple bir yaşam alanıdır. Ancak Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nün pervasızca kararları ilimizi tehdit etmeye başlamıştır. Şöyle ki ilimizin yüz ölçümü 1 milyon 333 bin hektardır. 932 adet ruhsatlı maden ocağı 389 bin 852 hektar alanda faaliyet göstermektedir. Duyumlarımıza göre 129 adet maden arama izni de adı geçen genel müdürlük tarafından verilmek üzeredir. Elbette yer altı kaynakları değerlendirilmelidir ancak turizm başta olmak üzere çevre kirliliği ve arıcılık sektörlerinde çok büyük zarara neden olabilecek bu faaliyetlerin kısıtlanması en azından kontrollü bir şekilde yapılması konusunda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Taner Yıldız ve Çevre Orman Bakanımız Veysel Eroğlu’nu göreve davet ediyorum. Unutmayın BAŞKA MUĞLA YOK.
Saygılarımla

 

 

Web Tasarım Veteriner Hekim Ramazan Gümüş